Comparison of Metoprolol and Tramadol with Remifentanil in Endoscopic Sinus Surgery: A Randomised Controlled Trial [Turk J Anaesthesiol Reanim]
Turk J Anaesthesiol Reanim. 2018; 46(6): 424-433 | DOI: 10.5152/TJAR.2018.28999  

Comparison of Metoprolol and Tramadol with Remifentanil in Endoscopic Sinus Surgery: A Randomised Controlled Trial

Başar Erdivanlı1, Özlem Çelebi Erdivanlı2, Ahmet Şen1, Abdullah Özdemir1, Ersagun Tuğcugil1, Engin Dursun2
1Department of Anaesthesiology and Reanimation, Recep Tayyip Erdoğan University School of Medicine, Rize, Turkey
2Department of Otorhinolaryngology, Recep Tayyip Erdoğan University School of Medicine, Rize, Turkey

Objective: Objective: Controlled hypotension is commonly induced during functional endoscopic sinus surgery to limit mucosal bleeding. This may be detrimental to elderly patients and patients with arterial stenosis. The aim of this pilot study was to determine if a normotensive anaesthetic technique with sufficient analgesia and without profound vasodilation may reduce intraoperative bleeding and incidence of adverse haemodynamic effects associated with vasodilation and variable rate continuous infusions.
Methods: In this double-blind randomised controlled trial in a tertiary care centre, a total of 88 patients were randomised to receive intravenously either 0.1 mg kg−1 metoprolol and 1 mg kg−1 tramadol following anaesthesia induction (MT group) or a bolus dose of 0.5 µg kg−1 remifentanil following anaesthesia induction, followed by 0.25-0.5 µg kg−1 min−1 remifentanil infusion (R group). The primary outcome was quality of surgical field and incidence of adverse haemodynamic effects. The secondary outcomes were time to achieve intraoperative bleeding score <3, bleeding rate and changes in cerebral regional oximetry.
Results: A total of 105 patients were recruited, in which 88 were randomised. The median intraoperative bleeding score was similar (1, interquartile range: 1-1, p=0.69). The mean bleeding rate was lower in the MT group, although the difference was not significant (p=0.052, 95% CI 0 to 8.8). Hypotension, bradycardia and cerebral desaturation in the MT group were not observed compared to hypotension in 3 (7%), bradycardia in 18 (41%) and cerebral desaturation in 2 (5%) patients in the R group (p=0.241, p<0.001, p=0.474, respectively).
Conclusion: Providing sufficient analgesia and eliminating stress response can provide stable heart rate and good surgical field with no need for additional hypotension. This normotensive technique may be useful in patients with stenotic arteries or ischaemic organ diseases.

Keywords: Sinus surgery, quality of surgical field, haemodynamic effect, adverse event, bleeding


Endoskopik Sinüs Cerrahisinde Metoprolol ve Tramadolün Remifentanil ile Karşılaştırılması: Randomize Kontrollü Çalışma

Başar Erdivanlı1, Özlem Çelebi Erdivanlı2, Ahmet Şen1, Abdullah Özdemir1, Ersagun Tuğcugil1, Engin Dursun2
1Recep Tayyip Erdoğan Universitesi Tıp Fakültesi, Anesteziyoloji Ve Reanimasyon Anabilim Dalı, Rize
2Recep Tayyip Erdoğan Universitesi Tıp Fakültesi, Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı, Rize

Amaç: Fonksiyonel endoskopik sinüs cerrahisinde mukozal kanamayı sınırlandırmak amacıyla sıklıkla kontrollü hipotansiyon uygulanır. Bu hipotansiyon yaşlı hastalar ve arteriyel stenozu olan hastalarda zararlı olabilir. Bu pilot çalışmada, yeterli analjeziyle desteklenen, belirgin vazodilatasyon yaratmayan, normotansif bir anestezi tekniğinin intraoperatif kanamayı azaltmadaki etkinliğinin ve vazodilatasyonla ve değişken hızlı sürekli infüzyonla ilişkili hemodinamik yan etkileri araştırılması amaçlandı.
Yöntemler: Üçüncü basamak hastanede yapılan bu çift kör randomize kontrollü çalışmada, 88 hasta iki gruba randomize edildi: Gruplara intravenöz yoldan ya anestezi indüksiyonu sonrası 0,1 mg kg-1 metoprolol ve 1 mg kg-1 tramadol uygulandı (Grup MT); ya da anestezi indüksiyonu sonrası 0,5 µg kg-1 remifentanil bolus dozu ve devamında 0,25-0,5 µg kg-1 dakika-1 remifentanil infüzyonu uygulandı (Grup R). Primer sonuçlar cerrahi sahanın kalitesi, ve cerrahi süresince hemodinamik yan etkilerin sıklığıydı. Sekonder sonuçlar intraoperatif kanama skorunun 3’ün altına düşmesi için gereken süre, kanama hızı, serebral rejyonel oksimetride değişikliklerdi.
Bulgular: Çalışmaya alınan 105 hastadan 88’i randomize edildi. Medyan intraoperatif kanama skoru her iki grupta benzerdi (1, çeyrekler açıklığı 1-1, p=0,69). Ortalama kanama hızı Grup MT’de daha düşüktü fakat fark istatistiksel olarak anlamlı değildi (p=0,052, %95 güven aralığı 0-8,8). Grup MT’de hipotansiyon, bradikardi, serebral desatürasyon gözlenmezken, Grup R’de 3 hastada hipotansiyon (%7), 18 hastada bradikardi (%41), 2 hastada serebral desatürasyon (%5) gözlendi (sırasıyla p=0,241, p<0,001, p=0,474).
Sonuç: Yeterli analjezi ve stres yanıtının baskılanması, ek hipotansiyon gerekmeden stabil kalp hızı ve kansız bir cerrahi saha sağlayabilir. Bu normotansif anestezi tekniği, stenotik arterlere veya iskemik organ hastalıklarına sahip hastalarda yararlı olabilir.

Anahtar Kelimeler: Sinüs cerrahisi, cerrahi saha kalitesi, hemodinamik etki, yan etki, kanama


Başar Erdivanlı, Özlem Çelebi Erdivanlı, Ahmet Şen, Abdullah Özdemir, Ersagun Tuğcugil, Engin Dursun. Comparison of Metoprolol and Tramadol with Remifentanil in Endoscopic Sinus Surgery: A Randomised Controlled Trial. Turk J Anaesthesiol Reanim. 2018; 46(6): 424-433

Corresponding Author: Başar Erdivanlı, Türkiye


TOOLS
Full Text PDF
English Full Text
Print
Download citation
RIS
EndNote
BibTex
Medlars
Procite
Reference Manager
Share with email
Share
Send email to author

Similar articles
PubMed
Google Scholar